Recommendations based on "Türk Mitolojisinin Ana Hatlari"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
By Ahmet Bulut
Kur’an;Hayatimiz…Hayat kaynagimiz…Yasam kilavuzumuz…Said Nursi’nin tarifiyle Rabbimizi bize anlatan en büyük delillerden biridir Kur’an… Onu okuyarak insanligin en büyük problemi olan, “Nereden geliyorsun?”, “Nereye gidiyorsun?”, “Ne için yasiyorsun?” sorularina cevap buluruz. Ondan uzaklastigimizda ise insaniyetimizin ne büyük felaketler içinde kivrandigini gÖrürüz.Kâinatin Yaraticisi hayatimizi nasil yasayacagimizi tarif eder Kur’an’da. Onu okumamizi, anlamamizi ister…Kur’an’la Yasamak, Kur’an’i niçin, nasil ve ne zaman okumaliyiz sorularina cevap ararken Kur’an’in cazibesine kapilan insanlardan Örnekler vererek okura yol gÖsteriyor.Öyleyse gelin kendi ebedi hayatimiz için ‘Kur’an Okuyalim’; Rabbimizi tanimak, O’nun bizi ne kadar çok sevdigini idrak etmek için… (Tanitim Bülteninden)
By Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu
- Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu?- AKP'li Bakan'ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi?- Devlette FETÖ'den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti?- Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası?- Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak kefil oldu?- Genelkurmay Başkanı'nın "sahip çıkın" dediği isimler neden tutuklandı?- "Kurda kuşa yem etmeyin" denilen işadamı nasıl hapisten çıktı?- FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?- Hakim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı?- Hangi gazeteci kendisini MİT'çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı?- Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var?- FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP'liler mi bastı?- Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim?- Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Metastaz ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.
By Can Dündar
Yazar Can Dündar ve çizer Mohamed Anwar’ın, Recep Tayyip Erdoğan biyografisi, çizgi roman edebiyatında bir kilometre taşı oluşturuyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarın zirvesine nasıl tırmandığı, çıkarlarının ne olduğu, nasıl onların peşine düştüğü netleşiyor. Bugünün Türkiye’sinde yaşanan gelişmeler, Türkiye toplumunun karşılaştığı güçlükler ve İtalyan Başbakanı Mario Draghi’nin “diktatör” diye tanımladığı, otoriter bir liderle baş etmenin zorluğu, anlaşılır hale geliyor. Kitap yargılamıyor, izah ediyor. Türkiye'nin güncel siyasi durumunu anlamaya yardımcı oluyor. Şaşırtıcı, sürükleyici, ayıltıcı... Bir başyapıt.
By Ismail Güzelsoy
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten. Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!.. Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye. Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…
By Pierce Brown
Altin yuzlerden olusan bir denizde surukleniyorum. Burada sadece guclu olan hayatta kalabilir. Sadece akilli olan yonetebilir. Hl oyun oynuyorum ama bu, oyunlarin en olumculu. Ben yuzyillardir kolelestirilen halkimin kiliciyim. Bagislamayacagim. Ve unutmayacagim. Mars Enstitusu'ndeki amansiz rekabetten zaferle cikan Darrow, nami diger Azrail, yonetici seckinler arasinda saygin bir konuma yukselmis, en zalim ve zeki Altinlara; Essiz Yaralilara katilmistir. Ancak Darrow onlardan biri degildir: Gelecegin yalanlar uzerine kurulu oldugu, trajediyle dolu, unutamayacagi ve affedemeyecegi bir gecmisi vardir. Sistemi iceriden yikma hedefine ulasmak icin herhangi bir Altin degil; en iyi, en guclu, en zeki, en vazgecilmez Altin olmalidir. Halkini aydinliga cikarmasinin baska yolu yoktur ancak bu yol boyunca attigi her adim, Darrow'un kendi golgesini biraz daha karartacaktir. "Ilk kitaptan cok ustun bir devam kitabi; onculunu akla gelebilecek her baglamda bir adim oteye tasiyor... Bilimkurgu hayranlari icin yilin en iyi kitabi olmaya aday." -Tor.com- "Pierce Brown'in evreninde ilkellik ile yuksek teknoloji yan yana geliyor; aldatmaca ve kahramanliklarin dozu artiyor, macera da asla hiz kesmiyor. Darrow ise daha agir fiziksel ve duygusal catismalara giriyor." -Amazon.com, Seira Wilson- "Surukleyici... Altin Ogul normalde bir uclemenin son kitabindan beklenecek, distopyalari yerle bir eden turde bir macera ve kliselere baskaldiran bir devam kitabi." -Entertainment Weekly- "Hikyeyi Enstitu'nun dar alanindan cikaran Altin Ogul, Brown'in edebiyat dunyasindaki ilk eserinden de basarili bir kitap. Catisma daha kapsamli bir boyut kazaniyor ve cocuk oyunu olmaktan cikip Gunes Sistemi'nin kaderini belirleyecek gercek bir savasa donusuyor." -Library Journal- "Kizil Yukselis'ten daha tehlikeli; aldatmacalari ve surprizleri ise onunkiler kadar heyecan dolu. Sonunda agziniz acik kalacak ve Brown'in tam anlamiyla ozgun, fazlasiyla nefes kesici serisinin sonunu dort gozle bekleyeceksi
By Ahmet Ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
By Uğur Koşar
"Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı"İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir alem yaşar ki, bu alemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran'ın rehberliğiyle mümkündür."Zihnim hiç susmuyor.""Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.""Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.""Geleceğimden çok korkuyorum.""Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.""Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.""En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum."İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar'ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.
By Halil İnalcık
Islimiyetle 9. yuzyilda tanisan Turkler, kendi devlet anlayislarini Islam dunyasina tasidi. Boylece devlet ve hukuk kavramlarinda, bagimsiz sivil otorite ve onun kanun koyucu gucu lehine buyuk bir degisiklik ortaya cikti. Seriat ile yan yana bir sivil hukuk alani gelisti. 11. yuzyilda El-Miverdi ve Ebu Mansur el-Bagdadi basta, buyuk fakihler Islim toplumlarinda bu ayrimin gerekliligi uzerine yazdilar, tartistilar.Osmanli Devleti bu gelenegin bir parcasiydi. Yaygin populer kaninin aksine, her devlet gibi baslangicta belli bir kalipla kurulmus, cokusune dek de bu kaliba harfiyen uymus degildi. Halil Inalcik, Osmanli tarihinin gecmise uzanan koklerini de goz ardi etmeden, 600 yil boyunca devlet ve Islamiyet arasindaki degisken iliskinin bir dokumunu bu kitapta sunuyor. Kutadgu Bilig'deki devlet anlayisindan baslayarak, Uc'larda bir yanda gizi beylerle, bir yanda dervislerle baslayan kurulus oykusunu anlatiyor. Devlet kurumsallastikca Uc'larin, gizilerin ve dervislerin onemlerini kaybedisini, bu arada yeni kurumlarin ve anlayislarin yukselisini gozler onune seriyor. Fatih Kanunnamesi'yle orfun hukuk alanina resmen girisinin, ulemanin devlet yapisindaki diger unsurlardan giderek ayrismasinin uzun zamana yayilmis oykusunu ayrintilariyla sunuyor. 17. Yuzyilda Avrupa'daki tasfiyeci akimlarla ayni siralarda ortaya cikan selefi Kadizidelilerin hem toplum hem de devlet ve Islimiyet uzerindeki etkilerini mercek altina aliyor.18. yuzyilda baslayan Batililasma eksenli modernlesme hareketinin Cumhuriyet'in kurulusuna dek uzanan seyrini takip ediyor. Osmanlilarin kurulus yillarindan beri suren Hiristiyanlik Islim tartismalarini da bu cercevede ele aliyor. Osmanli Tarihinde Islamiyet ve Devlet kadim bir meseleyi, usta bir Osmanli tarihcisinin kaleminden okumak isteyenler icin. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 256Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
By Ahmet Şimşiroğlu
Mulk u dunya kimseye biki degil, akibet berbad olur Ey Muhibbi, soyle farz et kim Suleyman olmusuz Kanuni Sultan SuleymanO, dinin sultanidir!Din sarayi, sancaklarinin ve sungusunun direk olmasiyla saglamlasmistir.O, savasin sultanidir!Ne tarafa yonelse fetih ve zafer onunla birliktedir. Yabanci ulkeler sancaginin dinlenme alanidir.O, guzel ahlakin sultanidir! Comertlik, cesaret, olgunluk gibi tum iyiliklerin kaynagidir.O, imarin sultanidir!Gucunun ve hikimiyetinin ibidesi Suleymaniye; zarafetin ve estetigin tasavvur harikasidir.O, adaletin sultanidir!Devletinin bahari dunyayi aydinlatmaya baslamasiyla birlikte, gul bile dikenden cevr u cefa gormemistir.O, siirin sultanidir!Kendi ifadesiyle: "Her ne gazel ki soyleye hep isikinedir"O, askin sultanidir!Kahramanlar kilic sakirtilarindan haz duyarlar. O, gercek askina Sigetvar onlerinde top sesleri ve tevhid naralari arasinda kavustu.Yetistirdigi yuzlerce tarihciyle birlikte yaptigi televizyon programlariyla herkese tarihi sevdiren Prof. Dr