Recommendations based on "Piraye"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Duygu Ağal

Wie wird man die Person, die man sein will, ja sein muss? Duygu Ağal aus Hamburg hat mit »Yeni Yeşerenler« eine Coming Of Age-Geschichte aufgeschrieben, in der Goldene Birkenstocks und anstrengende Alman-Therapeutinnen genauso ihren Platz haben, wie die abweisenden Insignien einer Welt, die nicht für einen gemacht scheint, aber auch lesbische Liebe, ein Umzug von Hamburg nach Berlin, Frauenfußball, Gewalt, Verzweiflung, Emanzipation, Selbstbewusstsein, Freundinnenschaft und so vieles mehr. Es ist beeindruckend, wie Ağal in ihrem Debüt auf wenigen Seiten so viel erzählt. Ağals Sprache besitzt eine Direktheit und Härte, die beim Lesen kalt erwischt. Dann wiederum umschmeichelt »Yeni Yeşerenler« dich mit einer liebevollen Empathie, die berührt. Und ja, es geht in diesem Buch vor allem um Gefühle, mehr als um die Narration. Zwischen den einzelnen Kapiteln, manche länger, manche nur ein paar Seiten lang, wechselt Ağal mit großer Selbstverständlichkeit die Erzählperspektiven – und die bringt wiederum einerseits die Figuren ganz nah an dich heran und ermöglicht ein Mitfühlen, ein Miterleben, dass alle Charaktere der Erzählung umschließt. Die wichtigste Figur, neben Derin, die Doğan geheiratet hat, mit ihm Kinder hat, sich aber eigentlich immer noch zu ihrer Jugendfreundin hingezogen fühlt, ist zweifelsohne Derins Anne. Die Mutter scheint in diesem Text über alle anderen hinaus zu ragen. Einerseits, weil sie Derins großes Vorbild, ihre große Liebe ist, andererseits, weil Derins Lebensentwurf und Sexualität nicht mit den Wertvorstellungen ihrer Anne überein gehen. Und so ist »Yeni Yeşerenler« wohl im Kern ein Buch über den inneren Kampf einer Tochter, die danach strebt sich von dieser überlebensgroßen Figur in ihrem Leben loszueisen, ohne sie und ihre Liebe zu verlieren. Ein Kampf, der Derins Denken und Fühlen bestimmt und der Motor für all die großen Entscheidungen ihres Lebens zu sein scheint – ob sie will oder nicht.

By Ayse Kulin

Original bdg. 15,50 / 23,50 cm. In Turkish. 340 p. Birden çocuklardan biri bagirdi "Suraya bakin, iki kus öpüsüyorlar!" Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasini dönerek, asagida civildayip duran çocuklara bakti. "Hanginiz söyledi bunu?" diye seslendi. Siska bir oglan öne çikti. "Ben!" dedi. "Kus mu gördün orada?" "Evet." Füreya üsenmedi, indi iskeleden. Çocugu yanina çagirdi. "Kusu nerede gördügünü göster bakayim."Çocuk birkaç adim geriledi. Füreya takip etti çocugu. Eliyle isaret etti oglan."Nah orada. Iste kuslar gaga gagaya vermis öpüsüyorlar." Dondu kaldi Füreya. Hiç tasarlamadigi halde, çocugun isaret ettigi yerde masalsi iki kus kafasi beliriyordu. Tipki öpüsür gibiydiler. Hakliydi çocuk. Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk kadin seramik sanatçisi Füreya Koral'in hayat hikâyesi Füreya, ayni zamanda bir dönem romani.

By Basak Baysalli

Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 112 p. Edited by Murat Çelik Cover design by Emir Tali Fresko Apartmani, Kuzguncuk'ta, birbirlerini hafizalariyla var eden, birbirlerinin hayatlarina siginan Kirkor'un, Rüya'nin, Eleni'nin, Ani'nin, Nadia'nin, Ali Turhan'in, Bora'nin ve Ismail'in kavusma alani. Napoli'den Istanbul'a gelen Defne'nin araladigi tozlu tahta bavul Matilda'nin bahçesine, kimsenin bilmedigi kirik bir ask hikâyesine, bu aska duyulan saygiya, 6-7 Eylül olaylarina ve yurdundan kovulan Rumlara açiliyor. Basak Baysalli, Fresko Apartmani'nin dairelerinde gezinirken kapilari hiç kapatmadigi gibi her hikâyeyi birbirine titizlikle ilistiriyor. Herkesi herkesle dost kilan ortak bir acinin kimligini tutusturuyor elimize. Adim adim çözülen bir sirrin, unutusun ve hatirlayisin öyküleri! Zor gibi görünür, ama kolaydir Hristo teyeli. Tamam, uzaktan bakildiginda kazayagini andiriyor olabilir, ama yine de Hristo bunun adi, öyle ögrendim ben. Eleni'den… "Ip, kumasa zit bir renkte olmali ki teyel kaybolup gitmesin," derdi. Ne geldiyse basimiza bu zitliklardan gelmedi mi zaten? Her sey Eleni'nin hafizasinda yitip gitti. Kumastaki teyeli kaybetmisim, çok mu?

By Özgür Balpinar

Bir arkadaş yalnızca bir arkadaştan mı ibarettir?Koşarak gidilen sevinçlere, anlamlı bekleyişlere, umut dolu düşlere yaraşır arkadaşlık. Bazen plansız çekilen bir fotoğraf karesinden dolup taşıverir, bazense bir kuşun uçuşunda anlamlanır. Bazen düş sarısıdır, bazense turuncuya çalan bir kırmızı. Bazen gücünü bir ağacın yapraklarından alır, bazense dingin bir sessizlikten.Taiyang ile Yue'nin, Güney Çin'deki Guangzhou eyaletinin varoş sokaklarında başlayıp Ginko ağacının yapraklarından sonsuzluğa uzanan hikayesi bu. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Taiyang'la, bir atık fabrikasında çalışan Yue'nin yolları tesadüfen kesişir ve aralarında derin bir bağ kurulur. Birbirlerinden farklı olsalar da bu farklılıktan bir arkadaşlık yaratabilecekler midir?

By Khaled Hosseini

Nereye giderseniz gidin, ulkeniz pesinizden gelir. Artik siz orada yasamasaniz da o icinizde yasar. Afganistan’in Khaled Hosseini’de yasadigi gibi… Bin Muhtesem Gunes, ilk romani Ucurtma Avcisi’yla tum dunyada inanilmaz bir basari yakalayan Hosseini’nin ikinci romani. Yazar bu romaninda da yine dogdugu topraklari anlatiyor. Bu kez iki kadinin kesisen yasamlari ve dostluklari uzerinden… Kucuk yasta evlendirilen kizlar, cocugu olmayan kadinlar, babaya ya da cocukluk arkadasina duyulan, gecmise gomulmus asklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostlugu, aski ve insanligi en iyi anlatan yazarlardan. Basariyla kurdugu olay orgusuyle, cikmaz yollarin nasil duzluklere acilabilecegini gosteren yaratici bir kalem. Bin Muhtesem Gunes, kelimenin tam anlamiyla “beklenen” bir roman… (Tanitim Bulteninden)

By Colleen Hoover

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. in Turkish. 376 p. Translated by Gözde Soykan Edited by Berrak Güngör "Gelecekte Bir Mucize Olur Da Kendini Yeniden Âsik Olacak Durumda Bulursan, Bana Âsik Ol." Ailesinden ona miras kalan ögrenilmis çaresizlige baskaldiran Lily'nin tüm acilara ragmen yeniden dogusunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi... Içine dogduklari aileyi seçememenin yarattigi acinin üstesinden beraber gelmeye çalisan Lily ile Atlas'in hayatlarindaki ve hayallerindeki dönüsüm hayranlik uyandiriyor. Ilginç tesadüflerle bezeli bu romani okurken kendinizden bir parça bulacaksiniz. Bizimle Basladi Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve "yüzmeye devam etmek" isteyenlerin kitabi; baskaldirinin ve empatinin yaziya dökülmüs hâli... "Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaslariyla insa ettigimiz askin kirilganligini hatirlatiyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabi okumali." - Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazari "Gerçekten muhtesem, çok dokunakli ve etkisini her zaman hissedeceginiz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarilacak bir kitap." - USA Today "Colleen Hoover'in en cesur ve cüretkâr romani. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye." - New York Daily News

By Robert Musil

Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 752 p. Kayip Zamanin Izinde ve Ulysses'le birlikte modernist roman türünün ve ayni zamanda Dünya Edebiyati'nin basyapitlarindan olan Niteliksiz Adam tam metniyle 4 cilt halinde, M. Sami Türk'ün çevirisiyle Türkçede! Musil'in 1920'lerin basindan 1942'de ölümüne güne degin üzerinde çalistigi ancak tamamlamayi basaramadigi Niteliksiz Adam, görünürde ana karakter Ulrich'in nitelik kazanma çabalarini ve bir grup Avusturyali entelektüelin Paralel Faaliyet adini verdikleri bir olusum içerisinde "önemli bir seyler" yapma tesebbüsünü anlatirken, özünde "hiçbir sey yapamamanin" romanidir; herkes eyleme geçmek ister ama geçemez, herkes çok ciddidir ama bu ciddiyet zamanla trajikomik bir hal alir, kitapta aslinda çok sey anlatilir ancak bir yandan da hiçbir sey anlatilmaz; Niteliksiz Adam, her seyin ve hiçbir seyin romanidir. Hem kesinlik hem de belirsizliklerle doludur. Fikirsizlik üzerine yazilmis, fikirlerle dolu devasa bir eserdir. "Bu kitap bir hiciv degil pozitif bir konstrüksiyondur. Bu, bir psikologun kitabi degildir. Bir düsünürün kitabi degildir (çünkü düsünce unsurlarini öyle bir düzene sokmaktadir ki o düzen) … bir sarkicinin kitabi degildir. Basarili olan, basarili olmayan bir yazarin kitabi degildir. Kolay da zor da bir kitap degildir, çünkü bu tamamen okura baglidir. Böyle devam etmek zorunda kalmadan, bu kitabin ne oldugunu bilmek isteyen herkesin onu bizzat okumasinin (benim veya baskalarinin hükmüne güvenmeyip bizzat okumasinin) en iyisi olacagini söyleyebilecegimi zannederim." - Robert Musil

By Stefan Zweig

Yatak odasının kapalı atmosferinden yavaşça çıkıp balkona çıktığında ürperdi. Farkında olmadan bedeninin sıcaklığına yakın olmak için dirseklerini içeri çekti. Aşağıdaki manzara halen sisin içine gömülüydü. Yoğun, sütümsü buhar Zürih Gölünün üzerini kaplamıştı. Bu tepeye tünemiş küçük evinden göl genellikle bir ayna gibi dümdüz görünür ve gökyüzünden geçen her bir beyaz bulutu yansıtırdı. Gözünün gördüğü, ellerinin dokunduğu her yer ıslak, karanlık, kaygan ve griydi.Ağaçlardan su damlıyor, evin kirişlerinden aşağı su sızıyordu. Dünyanın sisin içinden uyanışı tıpkı üzerinden sular akarak nehirden çıkan bir adama benziyordu.

By Altan Öymen

Altan oymen Kayip Yaz'da o "dondurulus"un nasil oldugunu anlatiyor... Altan oymen "anili kitap"larina devam ediyor...Ancak siradaki kitap, beklendigi gibi 1960'larla, 1970'lerle ilgili degil... Bu kitabin konusu, daha yakin bir zamanin "2015 yazi"nin olaylari...oymen -kendi deyimiyle- bir "takdim-tehir" yapiyor... 1960'larla 70'leri bir sonraki kitabina birakiyor.Altan oymen neden Kayip Yaz dedigini soyle anlatiyor: "Buna 'kayip yaz' yerine 'kaybolan yaz veya 'kaybedilen yaz' da denilebilirdi. Cunku 2015 yilinin yaz aylarinda, hep birlikte kaybettigimiz buyuk bir firsat vardi: 'Ulkemizin yeniden demokratiklestirilmesi' firsati.2015'in 7 Haziran'inda bir secim yapilmisti. Turkiye'de zaman icinde yerlesmis olan demokratik kurallara ve kurumlara buyuk darbeler vuran iktidar partisinin oylari, yuzde 40'a kadar gerilemisti.O gidisi durdurmak isteyen partiler ise, toplam olarak yuzde 60'a yaklasan oylariyla Meclis'teki mutlak cogunluk sayisini asmislardi. Iktidari degistirip bir 'ilk hedefler hukumeti' kurarak, rejimin 'yeniden demokratiklesme'si surecini baslatabilirlerdi.Ancak o firsat kacirildi. 1 Kasim 2015 gunu, Turkiye'nin siyasi tablosu, yeniden, 7 Haziran 2015'ten onceki haline donduruldu."(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 330Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap

By Ahmet Altan

Roman om kærligheden mellem Anya og Nizam i Istanbul under social og politisk kaos lige før Balkankrigen