Recommendations based on "Peygamberimiz asm Cocuklara Nasil Davranirdi"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Mehmet Yıldız

Çıkmazdayım ya Rab… Hangi duygu ile yürüsem kalbimin yollarında sonu karanlık. Sana çıkmayan her yolda kayboldum, her sevdada boğuldum. Ve şimdi kalbimi acıtan, hayatımı zindana çeviren ne varsa hepsini aldım geldim huzuruna. Sen ki yenilenlerin, yorulanların, kırılanların, düşenlerin de Rabbisin! Merhametinle sar yaralarımı… Her şeyin gelip geçici olduğu şu dünyada kalbimi bâkî olana râzı et… Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Yâ Bâkî Entel Bâkî’de de akıcı üslubuyla Allah'ı, dini ve peygamberi anlatmaya devam ediyor…

By Nuriye Çeleğen

"Üzüntüye uğrayan beni hatırlasın!" buyurmuştu Babam. Üzüntüde Muhammedi (asm) sır vardı. İnsana en çok üzüntü anında uzanırdı Muhammed'in (asm) eli.Babamın parçasıyım.Hayatımın hepsine vuran üzüntü beni onunla bağlamış. Acının bağı kopmaz. Babamla bağım onun için anlaşılmaz.Ben Fatıma.Elim, onun tuttuğu el.Benim elim Allah Resulü'nün eli.Benim elim Babam Muhammed'in (asm) elinden tutma vesilesi.Elimden tutan ondan tutar.Elimde tüm esmanın sırrı var.Babam elleriyle koydu ellerime velayeti.Yüz yirmi dört milyon evliya elimde saklı. Onun için elim kerametli, elim bahtlı.Gidiyorum, Babam Hz. Muhammed'e (asm).Elim üstünüzde.Aşk, "Mim!" dedi.Tüm varlık aşkla "Mim"lendi.Esmanın bilinme seyri "Kenz-i Aşk"a yüklendi."Kenz-i Aşk", Alemlerin Efendisi olarak yaratılan Hz. Muhammed'i (asm) anlatma gayesiyle kaleme alınmış bir dizi. Her kitapta Fahr-i Kainat Efendimizin (asm) en yakınlarından birinin diliyle aşk hazinesinin kapısı aralanmaya çalışılıyor.Babam Hazreti Muhammed (asm), Peygamberimizin "benim parçamdır" dediği, risalet denizinin velayet nehriyle buluşmasının kendisinde vücut bulduğu Hz. Fatıma (ra) annemizin dilinden akıyor. Nuriye Çeleğen'in incelikli kaleminden.

By Selahattin Demirtaş

"Bu hayatta her şeyiyle güvenebildiğiniz en az bir kişi olmalı. Yoksa kendinizi hep yalnız hissedersiniz. İnsanların çoğu yalnızdır o yüzden, yapayalnız. Yaşananlar kelepir bir hayatın ikinci el versiyonu gibidir. Yaptığınız hiçbir şey size ait değildir, benliğinize, özünüze. Hayatınız, tümüyle güvensiz bir ortamın mecburen size yaptırdıklarından ibarettir."Saf çocukluk halinizden geriye yüzünüzde 'memur gülüşü', dudaklarınızda 'gammaz öpüşü' kalır. Öptüğünüz yer kirlenir, güldüğünüz zaman herkes incinir. Elinizde etrafı yeşil dantelli beyaz bir mendil de yoksa temizleyemezsiniz hiçbir yerinizi."Ben Serap'ı böyle sevdim, en saf halimle, uzaktan."Yaşadığımız bu kekre, nefes aldırmayan, "tuhaf" dönemin Diyarbakır'da başlayıp İstanbul'a, oradan Zürih'e uzanan ve Nusaybin'de sonlanan hikayesi... Muktedirlerin kirli sırıtışlarına inat, hülyasının, serabının üzerine titreyen, acısını içinde koyultsa da yalan ve şiddet üzerine kurulu "zulüm makinesini" sabırla, mizahla, yoldaşça dayanışmayla, zekayla maskara eden insanlar.

By Zülfü Livaneli

Roman okumak istiyorsanız...Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi&'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran&'ın (36) ABD&'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner&'i (87) karşılamasıyla başlar.1930&'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi&'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile&'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikayesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad&'da Zülfü Livaneli&'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.

By Selvi Atici

Original bdg. 14,00 / 21,50 cm. In Turkish. 496 p. Kod Adi: Yarasa. Gizli görevlerin aranan ismi. Dünyanin herhangi bir yerinde, herhangi bir isi kendine has yöntemleriyle halledebilir. Onun için imkânsiz diye bir sey yoktur. Her isin altindan kalkar. Bir kere göründügü yere bir daha gitmez. Gitmez. Gitmezdi... Ta ki o gece tamamladigi gizli görevin ardindan  kafa dagitmak için en sevdigi ritüeli gerçeklestirmek amaciyla o mekâna gidene kadar... O mekâna gidip Mavi'yle karsilasana kadar... Mavi, bugüne kadar üstlendigi en zor görev olacakti. Üstelik ilk defa, basarili olacagi konusunda kendine duydugu güveni, koydugu yerde bulamiyordu. Yarasa'nin mavi gecesi, siyah gecelerinden daha uzun olacak gibiydi...

By Iclal Aydin

İNSAN BİR HİKAYEYE KENDİNİ KAPTIRDIĞINDA, BİR BAKIYOR Kİ KARŞISINDAKİNİ ANLAMAYA BAŞLAMIŞ."Nedenini bilmeden peşine düştüğümüz duyguların, izini sürdüğümüz tutkuların, hapishanemiz olan korkuların bize bizden önceki nesilden kaldığına kanaat getirdim. Unutmamak, hatırlamak, birbirini tamamlamak için aslında." Diken kelebeklerinin göçü altı nesil sürüyorsa ve nesiller birbirinde devam ediyorsa, dağın bu yanıyla öbür yanını, denizin bu ucuyla öteki ucunu, bir kıtanın başlangıcıyla bitimini aynı anda görebilen hangi nesildir? Kapalı bir kapının iki tarafında iki insan duruyor. Rüçhan ve Nesrin. Türkan ve Mine. Kartal ve Somer. Peki, bir sonraki nesilden Defne ve Somer'in öteki kızı Kiraz kendi aralarındaki kapıyı aralarsa, diğer kapalı kapılara ne olur? Dün, bugün ve yarın, bir neslin yolunda kesiştiğinde hikayeler nasıl değişir? Belki de, Kiraz'ın Defne'ye söylediği gibi bir aynaya tutulur bütün hikayeler: "Büyürken, genç kız olurken fark ettim ki, benim annem de sen ve senin annen için öteki kadın. Annelerimize yaşatılan reddedilişin iki ucuyduk seninle. Rüçhan Hanım'ın ölüme giderken hüzünle baktığı bir aynayız biz. Birimiz aynanın sırrı, diğerimiz camıyız." Üç kız kardeş Türkan, Dönüş ve Derya'nın hikayesi, Ayvalık'ta kaldığı yerden, bağımsız kurgusu ve tanıdık karakterleriyle devam ediyor.

By Silvia Roncaglia

Paperback. 16,00 / 20,00 cm. In Turkish. 56 p. Tiramisu Kralligi'nda yasayan prenses konusmaya basladigi andan itibaren itiraz etmeye de baslamisti: "Onu da istemiyorum, bunu da istemiyorum!" Ayni zamanda Mezgit Kralligi'nda yasayan prens konusmaya basladigi andan itibaren istemeye, emretmeye baslamisti. "Onu da istiyorum, bunu da istiyorum!" Her ikisi de büyüdügünde Mezgit Prens sürekli "Istemiyorum" demeye alisan Tiramisu Prenses'e âsik olursa neler olacakti?

By Birsen Ekim Özen

Burasi Buyuk Camlica Tepesiymis. Yani bunun bir de kucugu varmis. Buyuk Camlica Tepesinin manzarasi harika diye annemler burayi tercih etmisler. Annem panaromik yer dedigi demir parmakliklarin onunde bir yer bulunca Istanbul'u doya doya seyretmeye basladik. Saga dogru bakinca bogaz uzayip gidiyor. Sola dogru bakinca deniz genisliyor ve uzerinde adalar oldugunu goruyorsun. Bu kitapta Sirin'le birlikte Marmaray'a binecek, Uskudar'in daracik sokaklarinda yuruyecek, Camlica Tepesi'nden Istanbul'u izleyecek ve coook egleneceksiniz!(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk

By Birsen Ekim Özen

Gelecegimle ilgili soyledikleri seyler hayatimin bundan sonrasinin, onceki kismina gore cok daha zor gececegini isaret ediyor. Annemler uzerinden gelen soguk hava, yuksek bolgelerdeki duygularima kar olarak dustu. Derdimi bir tek Lokum'a acabildim. Canim arkadasim benim. O anlattiklarima inanmak bile istemedi. Ama gercekler cok acimasiz!Bu kitapta Sirin'le birlikte Kabatas'tan vapura binecek, Buyukada'yi gezecek ve coook egleneceksiniz!Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk

By Sermin Yasar

Cingo, kendini insan sanan sevimli bir kšpe_in hik‰yesi. Sevilen yazar _ermin Ya_ar, bu eserinde Gocuko_lu ailesinin barõnaktan sahiplenip Cingo adõnõ verdikleri Golden Retriever cinsi kšpek ile hayatlarõnõn nasõl de_i_ti_ini anlatõyor. Yazarõn samimi bir dille kaleme aldõ_õ ocuk kitabõ, komik kurgusu ve akõcõ anlatõmõyla yediden yetmi_e tŸm okurlarõn be_enisini kazanõyor. Bu e_lenceli hik‰yeye daha yakõndan bakmaya ne dersiniz?Ê"Cingo" adlõ kitabõ neden okumalõsõnõz?_ermin Ya_ar'õn yazdõ_õ Cingo adlõ ocuk kitabõ, ocuklara hayvan sevgisi a_õlayacak e_lenceli bir hik‰yeyi konu alõyor. Odak noktasõnda Cingo'nun yer aldõ_õ hik‰ye; Cingo'nun biricik dostu Cango yani Can Gocuko_lu, Can'õn annesi Binnur Hanõm namõdi_er Bingo ve babasõ Taner Bey di_er bir deyi_le Tango etrafõnda _ekilleniyor. Soyadõ Gocuko_lu olan aile Ÿyelerinin her biri, kitap boyunca isimleriyle soyisimlerinin birle_iminden olu_an šzel adlarõyla anõlõyor. Cingo ile uyumlu olarak kurgulanan bu isimler, hik‰yeye ayrõ bir komiklik katõyor. Kimi zaman Cingo'nun kimi zaman di_er karakterlerin dilinden anlatõlan hik‰ye, okuru gŸldŸrŸrken dŸ_ŸndŸrŸyor. Yazarõn muhte_em bir hayal gŸcŸ ve empatiyle kaleme aldõ_õ eser; okuru hayvanlarla insanlar arasõndaki ili_ki hakkõnda dŸ_ŸndŸrecek pek ok detay ieriyor. Kšpeklerle ilgili deyimlere ve Gocuko_lu'nun Gõcõko_lu'na dšnŸ_mesi gibi kelime oyunlarõna da eserinde yer veren yazar; eserin anlatõmõnõ daha e_lenceli h‰le getiren bu gibi detaylarla hem TŸrkenin zenginli_ini gšzler šnŸne seriyor hem kelimelerle oynamanõn ne kadar zevkli oldu_unu okurlarõna gšsteriyor. Ayrõca yazar; bir yavru kšpek sahiplenen Gocuko_lu ailesinin bu konudaki iyi ve kštŸ tŸm tecrŸbelerini okurlarl...