Empfehlungen basierend auf "Yaz Sicagi"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Nadine Wilmschen

Keine Gefühle. Keine Gespräche über die Vergangenheit. Nur Sex. Das sind die Regeln, die Emily aufstellt, nachdem sie ausgerechnet mit dem Mann im Bett gelandet ist, der ihr vor vier Jahren das Herz gebrochen hat. Als bester Runningback des Uni-Football-Teams könnte er jede haben, dennoch lässt sich Josh auf Emilys Vorschlag ein. Was als unverbindliche Affäre beginnt, wird schnell mehr, und Emily muss sich entscheiden: Beschützt sie weiterhin ihr Herz vor Josh, dessen Verrat sie nie überwunden hat? Oder brechen sie gemeinsam alle Regeln?

von Ahmet Ümit

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.İnsanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.İşte bu yüzden geri döndüm...

von Akilah Azra Kohen

Bedenimin içindeki canı gör, sadece etimi değil.Gözlerimin içindeki hayatı gör, sadece bakışımı değil.Hissettiklerimi gör, sadece tepkilerimi değil.Beni gör.Derinliğimde boğulmadan,Sorularımda kaybolmadan,Korkularında yok olmadan,Gör Beni.Bir fısıltıya koydum kendimi.Kalbine soruyorum yerimi:Başarabilir misin beni görmeyi?Cesaretin yeter mi?Topla cesaretini ve Gör Beni.Birileri bizden fırtına bekliyor,onlara gökkuşağı vermeye hazır mısınız?

von Samuel Beckett

Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 248 p. Modern romanin Joyce, Proust, Musil ve Kafka'yla açilan yolunu Beckett bir adim daha uzaga roman üçlemesiyle tasidi. Molloy, okura Godot'nun neden gelemedigini sezdiren bir basyapit.

von Talha Uğurluel

Kitapları, televizyon programları ve geileriyle binlerce insanı keyifli bir tarih yolculuğuna çıkaran Talha Uğurluel anlatıyor.Arzın Kapısı Kudüs ilk defa kullanılan fotoğraflar ve şehir haritasıyla sizi şehrin damarlarında gezdiriyor, tam bir görsel şölen sunuyor.Kudüs. Dünyada hiçbir şehir dinler tarihi açısından Kudüs'le yarışamaz. Üç semavi dinin de bu beldeyi aziz tuttuğunu, onun için mücadele ettiğini biliyoruz.Ya bilmediklerimiz. Anlatılmayanlar. Görülmeyenler.İsrailoğullarını Kudüs'e taşıyan peygamber kimdi? Hz. Musa Kudüs'ü görmüş müydü?Hz. Süleyman'ın kabri nerede?Mardinli Artuk Bey'in Kudüs'te ne işi vardı? Kudüs Türk hakimiyetinde neler yaşadı?Selahaddin Eyyubi'nin Kadınlar Mescidi geçmişte Tapınak Şövalyeleri'nin yönetim merkezi miydi?Osmanlı'yı arkadan vuran Şerif Hüseyin ve oğullarının akıbeti ne oldu?Hitler, Yahudi sürgünü fikrini Roma İmparatoru Hadrian'dan almış olabilir miydi?Filistin devletinin temellerini atan, Çanakkale gazisi Muhammed Emin el-Hüseyni Türkiye'ye neden kaçak girmek zorunda kaldı?Bu kitabı okuduğunuzda Taht-ı Süleyman'dan Antonia Kulesi'ne, Mescid-i Aksa'dan Kubbetü's-Sahra'ya birçok mekanı görmüş gibi olacaksınız.

von Marcus Pfister

Der Regenbogenfisch ist ein farbenfrohes, zweisprachiges Kinderbuch auf Deutsch und Türkisch für Kinder ab 4 Jahren. Der Regenbogenfisch ist mit seinem schillernden Schuppenkleid der allerschönste Fisch im Ozean. Da er aber auch stolz ist und nur bewundert werden will, wird er mit der Zeit immer einsamer. Da bekommt er einen guten Rat. Er überwindet seinen Stolz und versucht, den anderen Fischen Freude zu bereiten. Und er merkt, wie glücklich es macht, Freunde zu haben. Der beliebte Kinderbuchklassiker von Marcus Pfister ist in weiteren Sprachfassungen erhältlich – immer in Kombination mit Deutsch. Zusätzlich gibt es die Hörversion der Geschichte, gelesen von Muttersprachlern, als kostenlosen MP3-Download.

von Ismail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten.  Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!..  Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…

von Blake Crouch

Paperback. 13,60 / 21,00 cm. In Turkish. 368 p. "Hayatindan memnun musun?" Bu Jason Dessen'in kaçirilmadan önce duydugu son seydi. Uyandiginda sedyeye baglanmisti, etrafi özel kiyafetler giymis adamlar tarafindan çevriliydi. Hiç tanimadigi biri ona yaklasti ve gülümseyerek "Yeniden hos geldin, Jason" dedi. Uyandigi bu dünyada Jason'in hayati kendi bildigi hayati degildi. Karisi kendi karisi degildi. Oglu hiçbir zaman dogmamisti. Jason gözünü yeni açtigi dünyada üniversitede siradan bir fizik profesörü de degildi. Müthis bir sey icat etmis meshur bir dâhiydi. Simdi Jason'in yanitlamasi gereken önemli sorular var: Gözünü açtigi dünya mi hayal, ait oldugunu düsündügü dünya mi? Ve hatirladigi evi gerçek eviyse ailesine nasil geri dönecek? "Okurken sasirtan; yaptigimiz seçimlere, tercih edilmemis yollara ve hayalini kurdugumuz yasami elde etmek için ne kadar ileri gidebilecegimize dair bir roman." Guardian

von Sabahattin Ali

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 384 p. Küçük yaslardayken Kuyucak Köyü'nü basan eskiyalarin anne ve babasini öldürmesiyle baslar Yusuf'un hikâyesi. Olayi incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey, Yusuf'u da yaninda götürür. Tüm cinayete tanik olan ve hatta yaralanip parmagini kaybeden Yusuf, gün geçtikçe daha duygusuz, daha sert ve daha umursamaz tavirlar sergilemeye baslar. Tek zaafi ise, kaymakamin kizi Muazzez'dir. Ayni evde yasayan, herkesin kardes gözüyle baktigi bu ikilinin iliskisinin ask adini almasi epey zaman alacaktir. Özellikle gururlu, kati ve kavgaci kisiligiyle Yusuf'un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktir. Kuyucakli Yusuf, dokunakli bir ask hikâyesi olmasinin yaninda o dönemin toplumsal yasantisina da isik tutar. Güçlüyle güçsüzün, zenginle fakirin, makam sahibi insanlarin digerleriyle iliskilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatir. Düzenin çarpikliklarini gözler önüne sererken, büyük bir trajediye de imzasini atar. Kuyucakli Yusuf, 1932 yilinda tefrikalar halinde yayimlanmaya baslamis ancak tamamlanamamistir. Eserin tamami, ilk kez 1937 yilinda basilmis ve basta Fransizca ve Almanca olmak üzere farkli dillere de çevrilmistir.

von Hande Birsay

"Nasıl doğdu?""Normal doğurdun değil mi?""Niye ağlıyor?""Bu çocuk aç.""Kucağa alıştırmışsın.""Ben hamileyken 2 kilo almıştım, emzirirken 32 kilo verdim.""Sen daha dur, bunlar iyi günlerin.""Saçını kestir, erkek çocuk uzun saçlı olmaz."Ve hemen her yeni annenin duyduğu o meşhur soru: "Emiyor mu?"Anneliğimin ilk zamanlarında kendimle ve kitaplardan okuyup da "Böyle bir anne olacağım" diye yemin ettiğim, ancak çok kısa sürede tarumar olan mükemmel annelik hayallerimle savaştığım yetmiyormuş gibi bir de yeni anne dedektörleriyle savaştım; bu topraklarda doğuran tüm analar gibi.Sonra bunlardan rahatsız olmamaya, hatta kendi üzerimizde kurduğumuz ve farklı biçimlerde karşımıza çıkan tüm bu baskılarla eğlenmeye; başta kendime, tüm büyük konuştuklarıma, hepsine #hihieved demeye başladım.Annelik deneyimimde hiçbir şey, herkesin her şeyi bildiği ve anlattığı gibi olmadı.Mükemmel annelik beni teğet geçti.İyi ki de geçti.