Empfehlungen basierend auf "Sevmeye Kendinden Basla Duyarli ve Hassas Ruhlu Kisiler Icin Güclendirici Bir Rehber"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Elif Şafak

İlk baskısı Doğan Kitap tarafından 2013 Aralık ayında yapılan kitap, Türkçeye "Omca A. Korugan" tafından çevilmiştir. Kapak tasarımı "Uğurcan Ataoğlu", Kapak grafik tasarımı "Handan Tepe", Dijital illustrasyon "Onur Aynagöz" bölüm illustrasyonu "Yiğit Karagöz" tarafından hazırlanmıştır.Yolu İstanbul'a düşen bir fil bakıcısı olan Cihan, burada Mimar Sinan ile tanışır ve büyük mimarın çırağı olur. Mimar Sinan; Cihan ve fili Çota ile birlikte tarihin en muhteşem mimari eserini ortaya koyarlar.Tarih, dostluk, entrika ve kıskançlık temalarının işlendiği kitap kısa zamanda Türkiye'de ve Dünya çapında büyük ilgi görmüştür.

von Sadettin Ökten

Bu toprakların derin bilgeliği, bugünü yeniden inşa etmekte bize nasıl bir yol gösterebilir? Gönül, *Çalab’ın tahtı*dır, ses verir; yeter ki biz onun fısıltısını işitelim. Kalp bağırıp çağırmaz, sadece fısıldar.Sadettin Ökten ve Kemal Sayar’ın bir çağrışımlar denizinde yol alan doğaçlama konuşmalarından oluşan Dünyaya Geldim Gitmeye adlı kitabın duygusal dokusunu, umut ve iyimserlik teşkil ediyor. Etkin bir iyimserlik.Bu satırlarda yılgınlık ve yeise yer yok. İnsan, elindeki imkânları daha soylu bir hayat sürmek için seferber etmek zorundadır: Gönlü mihver alan bir yolculukta, ödev ahlâkı ve sorumluluk bilinciyle yaşamak. Üzerinde yaşadığımız mübarek toprağın ve altında nefes alıp verdiğimiz mübarek gökyüzünün bize yüklediği emanet şuurunun farkında olmak.İnsan, anlamdan boşaltılmış bir kâinatı ancak bu şekilde yeniden ışıklandırabilir, kozmik yalnızlığından kurtularak, *Allah bes, bâkî heves* dediği bir birlik düşüncesine ulaşabilir.Geldik gidiyoruz, bütün mesele *aşk ile ânı seyretmek

von Seray Şahiner

"Genç, çok genç bir öykücü Seray Şahiner. Sait Faik yaş kemale ermişken bile kendisine "genç hikayeci," diyenlere öfkelenirmiş. Bunda bir "sen daha toysun," tavrı gördüğü için. Seray Şahiner, daha ilk kitabında özel ve biçemsel bir kişilik getiriyor. Bence, genç öykücü değil öykücü olarak sıçrıyor; ilk kitabıyla kim böyle sıçramıştı? Leyla Erbil. "İsyan grameri," demiştim onun getirdiğine. Seray için de doğru bu, yazarın adını kapatın, okuyun, "bu Seray Şahiner öyküsü," dersiniz. Öykülerin odağı, terminali Gelin Başı. Ama daha ilk öyküde (Sorumlu ile Sorunlu) nebüyük/neküçük/neaydınlık/nekaranlık bir dünyaya giriyoruz. Seray Şahiner, kişilerinin ruhundan süzülerek okurun ruhuna giriyor... Acımasız ama hüzünlü olmayı başarıyor... Acı gölün acı öyküsü bu... Bu öyküyü bir erkek yazamazdı. İkinci başarı, yazaranlatı ile benanlatı'yı ustaca evlendirmesinde: Yazar dimdik konuşuyor (Seray Şahiner midir o?), kişiler italik, eğik dünyalarda." HULKİ AKTUNÇ

von Francesca Cavallo, Elena Favilli

Denizlerin derinliğinden ormanların kuytusuna, savaş meydanlarından şaşaalı saraylara, hastanelerden gökyüzünün sonsuz maviliğine, dünyanın ve zamanın her köşesinden kendilerine dayatılan kurallara ve geleneklere isyan etme gücü bulan kadınların hikayeleri bunlar. Prenslerini bekleyen değil, kaderlerini ellerine alan prenseslerin hikayeleri... Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler; yüz asi kadının, Sally Nixon, Cristina Portolano, Sarah Wilkins, Barbara Dziadosz gibi dünyanın dört bir yanından altmış asi kadın tarafından çizilen olağanüstü illüstrasyonlarla renklenmiş hayatları... Bildiğimiz dünyanın bilmediğimiz gerçekleri... Ödüllü yazarlar Elena Favilli ve Francesca Cavallo, olağanüstü yüz kadının maceralarından derledikleri masalsı ger- çeklerle, okuyucuları keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.Günün herhangi bir anında açıp okuyacağınız, elinizin altında bulunduğunda kendinizi iyi hissedeceğiniz, kızınıza anlatacağınız gerçek hayat hikayelerinin masalsı versiyonu. Nesilden nesile annelerin kızlarına hediye edebileceği, ilham verici bir kitap. Aslında bir çocuk kitabı olarak tasarlanan çalışmayı, hep kitap "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde her yaştan genç kıza bir hediye" olarak yayımlıyor.

von Beyhan Budak

Sen kendin için bir şey yapmıyorsan kim senin için bir şeyler yapacak? Sen kendi yaralarını kendin sarmadan, kim sana yardım edebilir gerçekten? Eğer başkaları için önemli olmadığını hissediyorsan, ilkönce kendine şunu sormalısın: Ben kendim için önemli miyim?Seninle bir yolculuğa çıkacağız bu kitapla birlikte. Her insanın içinde bir sağlıklı bir de sağlıksız bir "ben" vardır. Sağlıksız ben kontrolü devraldığında, insan kendine zarar verir. İşte bu kitapla çıkacağımız yolculuğun amacı, içindeki güzel insana yani sağlıklı bene ulaşmak.Bu yolculukta, kaygılarınla baş etmek ve kafaya takmamak için hangi yöntemleri kullanabileceğini, olumsuz düşüncelerini nasıl kontrol edebileceğini, sağlıklı ilişkilerini geliştirirken, sana zarar veren zehirli insanlardan kendini nasıl koruyabileceğini, hangi alanlarda mücadele etmenin anlamlı olduğunu, hangi alanlarda hayatı ve getirdiklerini kabullenmen gerektiğini, içindeki değersizlik hissini nasıl yenebileceğini ve kendini nasıl dönüştürebileceğini keşfedeceksin.Hazır mısın bu yolculuğa?

von Murat Tavlı

Hayata en zor yerinden başlayan küçük bir çocuk Ediz. On yaşındayken annesi, babası tarafından gözleri önünde öldürülünce yetimhane günleri başlar. Yetimhanede aynı kaderi paylaştığı çocuklarla kendine yeni bir aile kuran Ediz'in ilkokul öğretmeni kendisini evlatlık almak isteyince hayatı değişir.Yirmili yaşlarına geldiğindeyse artık ülke çapında çok ünlü bir isimdir. Ancak her şey rüya gibi giderken hayatın ona oynadığı oyun henüz bitmemiştir ve yaşamı tekrar karanlığa gömülür. Artık eski Ediz yoktur, bir daha da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ta ki onun orman yeşili gözlerinde aşkla kaybolana kadar..."Ben toprağa ekilen isyan tohumunun bir filiziyim. Her güneş gördüğünde daha da olgunlaşan intikam duygusunun sesiyim. En güzel mevsimde yağan yağmurum, bir sonbahar gecesi esen poyraz, bir bahar gecesi yere düşen doluyum. Sağanak yağışım barajlara sığmayan, sel olup denize karışan terk edilmiş bir gemiyim. Fırtınayım ben, yıldırımım, şimşeğim. Gökleri yarıp inen gök gürültüsüyüm. Kendimi bildim bileli aklı ile yüreği savaş halinde olan bir içsavaş mağduruyum. Kinim ben, öfkeyim, nefretim! Ağız dolusu küfürüm sessizliğimde. Çin Seddi'nden daha da geniş duvarların sahibiyim. Heyelanım ben hayalleri yerle yeksan eden. Uykunun en güzel yerinde korkuyu iliklerine saplayan depremim."Murat Tavlı

von Ege Soley

Bazı şeyler var hayatta, insan yapana kadar yapabileceğini bilmiyor. Daha fenası, inanmıyor da elinden gelebileceklere. Çizeceği resimlere, söyleyebileceği şarkılara, anlatacağı hikayelere inanası gelmiyor. Kendini bitmiş, elindekiler çoktan tükenmiş gibi hissediyor. Oysa hepimizin içinde, coşkuyla açabilmek için doğru topraklara ekilmeyi bekleyen tohumlar uyuyor.Sakin ve Yakın kitaplarının yazarı Ege Soley'le bu kez "bambaşka" bir yolculuğa çıkıyoruz. İngiltere'de siyaset eğitiminin ardından her şeye sıfırdan başlama kararıyla, kendini Paris'te bir çiçekçide çırak olarak çalışırken bulan Ege'nin deneyimleri, bize bu mesleğin hiç tahmin edilemeyecek kapılarını aralarken hayata her an yeniden başlamanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor...

von İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis  –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi.  Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü...  Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...

von Birsen Ekim Özen

Gelecegimle ilgili soyledikleri seyler hayatimin bundan sonrasinin, onceki kismina gore cok daha zor gececegini isaret ediyor. Annemler uzerinden gelen soguk hava, yuksek bolgelerdeki duygularima kar olarak dustu. Derdimi bir tek Lokum'a acabildim. Canim arkadasim benim. O anlattiklarima inanmak bile istemedi. Ama gercekler cok acimasiz!Bu kitapta Sirin'le birlikte Kabatas'tan vapura binecek, Buyukada'yi gezecek ve coook egleneceksiniz!Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk

von Octavio Paz

"Octavio Paz'in en buyuk basarisi, dusunceye siiri, siire de dusunceyi yedirebilmis olmasidir. Duzyazisi metaforlarin gucunu, siiri de mantiksal berrakligi barindirir."-Carlos Fuentes-Nobel Edebiyat odulu sahibi Octavio Paz'dan, ilkgencliginden olgunluk cagina kadar izini surdugu ask, erotizm ve cinselligin farkli gorunumleri uzerine dusunsel bir yolculuk. Paz, insanoglunun olume meydan okumak icin buldugu en guclu yanitlardan biri olan ask ve erotizmin billurlasma, yuceltme, saptirma ve yogunlasma anlarina odaklaniyor. Antik caglardan gunumuze, Sappho'dan Dante'ye, Marquis de Sade'dan Fourier'ye, Madame Bovary'den Ulysses'e uzanan bir cografyada ask ve erotizmin edebiyati beslemeyi surduren cifte alevinin isiginda kiskirtici ve derin bir kesfe cikiyor.-Cagdas edebiyatimizin ustalarindan Tomris Uyar'in Turkcesiyle.-Denemenin yuz sayfa kadar surecegini tasarlamistim, ama yazdikca yeni gorunumler acildi onumde. Ne var ki, yazi zorlayici bir kendindenlikle buyumeyi surduruyordu. Sonunda ayni dogallik ve ayni zorlamayla sozcukler tukendi. Gozlerimi ovusturdum: Bir kitap yazmistim. Sozumu tutmustum. (...) Alev 'atesin en incelikli bolumudur, yukari dogru cikar ve bir piramit biciminde yukselir.' Ilk, asal ates, yani cinsellik, erotizmin kirmizi atesini puskurtur ve bu ates de yukselip baska bir atesi, titrek ve mavi bir atesi besler: Ask atesini. Erotizm ve ask: Hayatin cifte alevi."-Octavio Paz-(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 220Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Everest Yayinlari