Empfehlungen basierend auf "Söyle Bana Hindiba"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Hoimar von Ditfurth

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 428 p. Translated by Veysel Atayman Edited by Çigdem Sentug Cover design: Adnan Elmasoglu Genel Yayin Yönetmeni : Mustafa Küpüsoglu "Beynimiz hazir, bir sekilde gökten düsmedi. Beynimiz yaklasik bir milyon yil önce kendi varliginin bilincine varmaya basladiginda en azindan bir milyar yasindaydi. Öznenin yasantisinda ilk kez dünyanin bir tür izdüsümü, bir tür kopyasi ya da imgesi ortaya çiktiginda, bu imgenin neye benzeyecegi konusundaki kararlar evrimce çoktan alinmisti… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardi." –Hoimar von Ditfurth "Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanin bütünsel bir resmini çikartiyor karsimiz. Burada bize aktarilan sey ‘bilimin ne dedigi' degil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayi kavrayisimiza iliskin bir öykü, hatta bir roman yaziyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarina ‘popüler bilim' sifatinin ne kadar uydugunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba ‘asil popüler bilim budur' mu demek gerekiyor?" –Turgay Kurultay

von Uğur Koşar

Bazen içinde iki ayrı ses duyuyorsun. Zihnine dolan düşünceler seni kararsız bırakıyor. Bazen kendini çift kişilikliymiş gibi hissediyorsun. Biri kötüyü emrediyor, diğeri ise rahmani konuşuyor. Rahmani konuşan çok hafif fısıltı verip hemen kayboluyor ama şeytani olan hiç susmuyor, seni yoruyor. İşte o ses nedir biliyor musun? O senin nefsinin sesidir. Onu eğitirsen Evliya olur, şayet onu boş bırakırsan Eşkıya olur, bütün enerjini alır ve hayatı çekilmez hale getirir.İçinde böylesine bir savaş varken Sen Evliya mı olmayı seçeceksin yoksa Eşkıya mı?Niçin ilişkilerle (kalbimizle) imtihan oluyoruz?Aşık olarak evlendiğin insanla gün gelir boşanmak için adaklar adarsın. "Seni çok seviyorum, sensiz yapamam..." dediklerine gün gelip "Yüzünü görmek, adını bile duymak istemiyorum!" diye haykırırsın. Bu hep böyle olmuştur, neden? Çünkü sen Allah'tan yanlış bir dille istiyorsun!O halde doğru dilden istemelisin. Sen nefsinin kışkırtmasıyla dua ediyorsun. Ancak doğru bir dille istersen sana verilen şey bereketli, mübarek ve uğurlu olur.Bakara Suresi 165. ayette Allah buyuruyor:İnsanlardan bazıları da Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar ve onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar.İnsanlar dengesizce seviyorlar! Kalplerinin dış bahçesinde olması gereken kul sevgisini, kalbin en özel yerine, batini yani kalbin saray kısmına yerleştiriyorlar. Oysa kalbin iç kısmında Allah tecelli etmiş!Bu yüzden Allah seni o insanlarla imtihan ediyor. Aldatılıyor yahut da yarı yolda bırakılıyorsun...

von Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu

- Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu?- AKP'li Bakan'ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi?- Devlette FETÖ'den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti?- Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası?- Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak kefil oldu?- Genelkurmay Başkanı'nın "sahip çıkın" dediği isimler neden tutuklandı?- "Kurda kuşa yem etmeyin" denilen işadamı nasıl hapisten çıktı?- FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?- Hakim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı?- Hangi gazeteci kendisini MİT'çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı?- Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var?- FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP'liler mi bastı?- Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim?- Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Metastaz ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.

von Nouman Ali Khan

"Teknolojinin önümüze serdiği sınırsız imkanları düşündüğümüzde, bugünün insanını yakalayabilmek için samimi ve bilgece bir üsluba ihtiyacımız var. Gençlerimizin artık eski, kalın kitapları karıştırıp kafa yoracak ne vakitleri var, ne de istekleri. İslam'ın ilkelerini ve güzelliklerini, tahrif etmeden ama muhatabı taltif ederek sunmamız gerekiyor. Buna 'din dilinin restorasyonu' dememiz caiz olursa eğer, yapmamız gereken tam da bu.Türkiye kamuoyunun yakından tanıdığı Nouman Ali Khan, çizmeye çalıştığım çerçeveyi gerçek anlamda dolduran bir isim. İslam ve Kur'an hakkındaki derin bilgisini keyifli ve bilgece bir üslupla dile getirip, bunu yaparken kendi hayatından aktardığı sıcak ve sıra dışı anekdotlarla okurunun ilgisini her an canlı tutabiliyor.Nouman Ali Khan'ın Dirilt Kalbini adıyla Türkçeye kazandırılan elinizdeki ilk kitabı, günümüze dair bazı meseleler hakkında Kur'an ayetlerinden damıttığı kıymetli dersler içeriyor. Ayetlerin sadece mesajını değil, ayetlerde geçen ifadelerin dil özelliklerini de laf arasında aktarıyor. Kelimelerin anlamları, anlamlar arasındaki hoş nüanslar, bunların ayetlere kattığı derinlik ve zenginlik. Bütün bunlar, okuyucuyu hem anlatılan konuya hem de bir bütün olarak Kur'an'ın harikulade üslubuna yaklaştırıyor, ısındırıyor.Dirilt Kalbini'yi okurken, şu ayet hep hatırınızda olsun, zira ayette anlatılan şeyin ayniyle tezahür ettiğini göreceksiniz:'Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona çok büyük bir hayr verilmiş demektir. Bunu ancak, temiz akıl sahipleri düşünüp anlar.' (Bakara, 269)"Taha Kılınç

von Adalet Agaoglu

Insan krapon kâgidindan kanatlar takinca kelebek olduguna inanir. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt […] ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dag gÖzükür gÖzünüze.Ölmeye Yatmak romani biçim açisindan da ilginç. çok genis bir dÖnemi anlatmak isteyen romanci, Aysel'in ruh dünyasinin yani sira toplumsal olaylari, Aysel'i Doçent Aysel haline getiren kosullari yari belgesel bir tarzla eserine katmis.-Selim Ileri-Agaoglu'nun Ölmeye Yatmak adli romani, kadinin cins kimligini, bireyselligini el yordamiyla aramasi, sorgulamasini ifade eder. Cumhuriyet kadin aydininin Özgürlük ve disilik arasindaki çikmazini, bu romanindaki kadin tiplemesi, Aysel çok iyi bir sekilde betimler.-Nilüfer GÖle-(Tanitim Bülteninden)Sayfa Sayisi: 400Baski Yili: 2016Dili: TürkçeYayinevi: Everest Yayinlari

von Ismail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten.  Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!..  Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…

von Şermin Yaşar

Hayat ne biriktirir bizim için?Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri.Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...

von Ahmet Umit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

von Filibeli Ahmet Hilmi Efendi

Trk edebiyatnn ilk felsefi ve gerekst roman kabul edilen A'mak- Hayal, Filibeli Ahmet Hilmi'nin felsefi ve tasavvufi grlerini iermektedir. Romann kahraman Raci, iindeki phe ejderhasn susturmak ve mutlak hakikate ulamak iin mezarlkta karlat Aynal Baba'nn yardmyla manevi seyahatlere kar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulamak iin Buda'yla Hilik Zirvesi'ne, Yunan tanrlarnn bulunduu Olimpos Da'na, Hrmz ile Ehrimen'in sava meydanna, Simurg'un srtnda Merih gezegenine, Kaf Da'na ve daha birok yere gider. Raci hakikatin peinde nice alemde, boyut ve mekanda dolarken biz okurlara Ahmet Hilmi'nin Dou ve Bat felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi zerine kurduu bu gerekst roman izlemek dyor aknlkla, merakla ve zevkle. Filibeli Ahmet Hilmi (ehbenderzade, 1865-1914) Filibeli Ahmet Hilmi, Hac Sleyman Bey ve evkiye Hanm'n en byk ocuklar olarak Filibe'de (Bulgaristan) dnyaya geldi. Ailesi, Osmanl'nn 93 Harbi yenilgisinden sonra, 1878 ylnda yaanan byk gle stanbul'a yerleince Filibe'de balad eitim hayatna burada devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'ni bitirip ilk olarak Posta ve Telgraf Nezareti'nde almaya balad. Sonra Duyun- Umumiye Nezareti'nde grev yapt. Ardndan Beyrut'a gnderildi. Beyrut'ta Jn Trklerle iletiim kurup oradan Msr'a kat. Msr'da aylak adnda bir mizah dergisi kard. Bir sre sonra stanbul'a dnd ve 1901 ylnda Fizan'a (Libya) srld. II. Merutiyet'in ilanndan sonra stanbul'a gelerek Darulfnun'da felsefe hocal yapt. kdam, ehbal, Yeni Tasvir-i Efkar, Srat- Mstakim gibi gazete ve dergilerde siyasi, felsefi yazlar kaleme ald. Kendisi ayrca ttihad- slam, Hikmet, Cokun Kalender, Millet ile Muhasebe, Mnakaa, Kanat ve Nimet adl gazeteleri kard. ttihat ve Terakki Frkas, Hrriyet ve tilaf Frkas, Siyonizm ve Masonluk eletirileri nedeniyle gazeteleri sk sk kapatld ve srgne gnderildi. II

von Robert Musil

Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 752 p. Kayip Zamanin Izinde ve Ulysses'le birlikte modernist roman türünün ve ayni zamanda Dünya Edebiyati'nin basyapitlarindan olan Niteliksiz Adam tam metniyle 4 cilt halinde, M. Sami Türk'ün çevirisiyle Türkçede! Musil'in 1920'lerin basindan 1942'de ölümüne güne degin üzerinde çalistigi ancak tamamlamayi basaramadigi Niteliksiz Adam, görünürde ana karakter Ulrich'in nitelik kazanma çabalarini ve bir grup Avusturyali entelektüelin Paralel Faaliyet adini verdikleri bir olusum içerisinde "önemli bir seyler" yapma tesebbüsünü anlatirken, özünde "hiçbir sey yapamamanin" romanidir; herkes eyleme geçmek ister ama geçemez, herkes çok ciddidir ama bu ciddiyet zamanla trajikomik bir hal alir, kitapta aslinda çok sey anlatilir ancak bir yandan da hiçbir sey anlatilmaz; Niteliksiz Adam, her seyin ve hiçbir seyin romanidir. Hem kesinlik hem de belirsizliklerle doludur. Fikirsizlik üzerine yazilmis, fikirlerle dolu devasa bir eserdir. "Bu kitap bir hiciv degil pozitif bir konstrüksiyondur. Bu, bir psikologun kitabi degildir. Bir düsünürün kitabi degildir (çünkü düsünce unsurlarini öyle bir düzene sokmaktadir ki o düzen) … bir sarkicinin kitabi degildir. Basarili olan, basarili olmayan bir yazarin kitabi degildir. Kolay da zor da bir kitap degildir, çünkü bu tamamen okura baglidir. Böyle devam etmek zorunda kalmadan, bu kitabin ne oldugunu bilmek isteyen herkesin onu bizzat okumasinin (benim veya baskalarinin hükmüne güvenmeyip bizzat okumasinin) en iyisi olacagini söyleyebilecegimi zannederim." - Robert Musil