Empfehlungen basierend auf "Bir Kürt Sevdim"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Arda Erel

Bir şeyler yolunda gitmediğinde, sen kendi yolunda gitmiyorsun demektir.hayat sana armağan edilmişken, sen o armağanı yaşayamıyorsun demektir.toplum, ailen, arkadaşların ya da sevgilin…kendini birilerinin dediklerine göre şekillendirdikçe, kendinden uzaklaştığının farkında mısın?benliğinden, isteklerinden, arzularından kopuyorsun.başka bir sen yaratıyorlar, sen de "o" oluyorsun.özüne in.kendine koş.o zaman sen de düzelirsin, gittiğin yol da.Kendine iyi bak…

von Gülseren Budayıcıoğlu

"Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz."Aşk yakıyorAyrılık kavuruyorAldatılmaksa hep çok acıtıyor.Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona aşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir."Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikayesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikayesi bu."- Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

von Selahattin Demirtaş

Toz duman kenarlardan, taşradan ve kuytulardan, memleketten yoksulluk halleri. Utananlar, üzülenler, aşıklar, yevmiyeciler, küçük kasabalar, hazin ve uzakta kalan hayatlar.Devran, inatçı neşesiyle geçip giden zamanın çarpıklığını anlatıyor. Umut umut, cümle cümle. Evvela mahsus selam ediyor doğan güne.Selahattin Demirtaş, yaralıların, umarsızların, kalbi hızla çarpanların hikayecisi. Sofrasında konuk ağırlayan, durup durup konuşan.Doksanların başı, ziraat fakültesini yeni bitirmişim, iş güç yok henüz. Günün çoğunu evde iş projeleri ve gelecek planlarıyla geçiriyorum. Dile kolay, her gün elli tane iş kuruyorum kafamda. Hemen para kazanmaya başlamam lazım diyorum. Acayip zengin olasım gelmiş, yerimde duramıyorum. Fakirlik içinde büyümüşüz, fakir fakir okuyup üniversiteyi de bitirmişiz. Ama her şeyin bir sonu olduğuna göre fakirliğin de bir sonu var değil mi?

von Yu Hua

Aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersizdir elbette Fugui.Yıllar sonra, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayatından söz etmeye başladığında, şımarık bir gencin başına gelenlerden fazlasını sayıp dökecektir bu yüzden: Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, kaderin sürprizlerini, yaşamın acılarını ve sevinçlerini anlatır. Onun dilinden -daha doğru bir ifadeyle Yu Hua'nın kaleminden- dökülenler, insanlık durumlarına dair epik bir romana dönüşür böylece. Basit bir anlatım, güçlü bir anlatı doğurur: Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kağıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...Yayımlandığında ülkesinde yasaklanmasına rağmen, bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurlarının her geçen gün artmasıyla bir "modern klasik"e dönüşen Yaşamak'ı Bahar Kılıç, Çince aslından çevirdi.