Empfehlungen basierend auf "Algernona Cicekle"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Matt Haig

“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.”Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte...Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir?Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor.Edgar Allan Poe ödülü en iyi roman adayıGoodreads okur ödülleri en iyi bilimkurgu adayıImpac Dublin edebiyat ödülü adayı

von Ismail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten.  Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!..  Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…

von Francesca Cavallo, Elena Favilli

Denizlerin derinliğinden ormanların kuytusuna, savaş meydanlarından şaşaalı saraylara, hastanelerden gökyüzünün sonsuz maviliğine, dünyanın ve zamanın her köşesinden kendilerine dayatılan kurallara ve geleneklere isyan etme gücü bulan kadınların hikayeleri bunlar. Prenslerini bekleyen değil, kaderlerini ellerine alan prenseslerin hikayeleri... Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler; yüz asi kadının, Sally Nixon, Cristina Portolano, Sarah Wilkins, Barbara Dziadosz gibi dünyanın dört bir yanından altmış asi kadın tarafından çizilen olağanüstü illüstrasyonlarla renklenmiş hayatları... Bildiğimiz dünyanın bilmediğimiz gerçekleri... Ödüllü yazarlar Elena Favilli ve Francesca Cavallo, olağanüstü yüz kadının maceralarından derledikleri masalsı ger- çeklerle, okuyucuları keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.Günün herhangi bir anında açıp okuyacağınız, elinizin altında bulunduğunda kendinizi iyi hissedeceğiniz, kızınıza anlatacağınız gerçek hayat hikayelerinin masalsı versiyonu. Nesilden nesile annelerin kızlarına hediye edebileceği, ilham verici bir kitap. Aslında bir çocuk kitabı olarak tasarlanan çalışmayı, hep kitap "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde her yaştan genç kıza bir hediye" olarak yayımlıyor.

von Nazan Bekiroğlu

Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 536 p. Nazan Bekiroglu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Istanbul hattinda geçen muhtesem bir roman. Balkan Savasi döneminde baslayip I. Dünya Savasi'na uzanan bir öykü… Trabzon'dan ve Tebriz'den dogup birbirlerine dogru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlasan iki irmak… Aslinda çok irmak… Tebriz'in en büyük, en asil hali tüccarinin deli fisek oglu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra… Atesin bakisli atesin duruslu; irmagini kendi bildigince alev ates akitmayi seçen bir genç kiz Azam... Adi ne ask ne de dostluk olan bir duyguyla Settarhan'in irmagina dolanan Batumlu kitapçi Sophia... Aciyla yogrulan, yogruldukça durulasan, kendi varliklarini sevdiklerinin varliginda eriten Büyükhanim ve Hacibey… Ve hep kendi içine dogru akan, kendi irmagini gencecik yasta milleti için kurutan, Trabzon'un "kirik kafiyesi" Ismail, ah Ismail… Iki büyük savasin savurup yeniden sekillendirdigi hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farkli inançlarin aktigi ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroglu'nun mürekkebi ask olan kaleminde bulustu. Nar Agaci hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek bir hikâye… Incelikle islenmis karakterleri, son derece zengin detaylari ve dönemi anlatmadaki maharetiyle okuyani çarpacak ve yillarca unutulmayacak bir kitap...

von Selvi Atici

Original bdg. 14,00 / 21,50 cm. In Turkish. 496 p. Kod Adi: Yarasa. Gizli görevlerin aranan ismi. Dünyanin herhangi bir yerinde, herhangi bir isi kendine has yöntemleriyle halledebilir. Onun için imkânsiz diye bir sey yoktur. Her isin altindan kalkar. Bir kere göründügü yere bir daha gitmez. Gitmez. Gitmezdi... Ta ki o gece tamamladigi gizli görevin ardindan  kafa dagitmak için en sevdigi ritüeli gerçeklestirmek amaciyla o mekâna gidene kadar... O mekâna gidip Mavi'yle karsilasana kadar... Mavi, bugüne kadar üstlendigi en zor görev olacakti. Üstelik ilk defa, basarili olacagi konusunda kendine duydugu güveni, koydugu yerde bulamiyordu. Yarasa'nin mavi gecesi, siyah gecelerinden daha uzun olacak gibiydi...

von Salih Suruç

"Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan. Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed'in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç'un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz.Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O'nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risaletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O'nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser. İnsani özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O'nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha.Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, "Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı" isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O'nun ahlaki özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını "okumak" için, Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!

von İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis  –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi.  Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü...  Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...

von Ahmet Altan

"Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı." Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke. Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, "Gökcisim" denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır. Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar. Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş'te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikayesini anlatıyor.

von Birsen Ekim Özen

Bugun hayatimin en samatali gunlerinden birini daha yasamak uzereyim. Yine sinifca geziye gidiyoruz. Cok eglenceli olacagina eminim. Ama nereye gidecegimizi hatirlamiyorum. Aslinda ogretmenimiz nereleri ziyaret edecegimizi soyledi, ama benim aklim fikrim proje odevinde oldugu icin gidecegimiz yer aklimdan ucup gitti!Bu kitapta Sirin'le birlikte Misir Carsisi'ni, Galata Koprusu'nu, Galata Kulesi'ni gezecek ve coook egleneceksiniz!Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk

von Cengiz Aytmatov

Paperback. 12,00 / 19,50 cm. In Turkish. 110 p. Deniz Kiyisinda Kosan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov'un mitoloji ile gündelik hayati bir araya getirdigi ve insanligin en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarligin trajik hayatlarimizda ne kadar büyük bir öneme sahip oldugunu essiz bir üslupla anlattigi hikayesidir. Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altina alan bu hikaye, Aytmatov'un diger hikayelerinden farkli olarak bir bozkirda degil, denizin tam ortasinda geçer. Bir yaratilis efsanesi ile baslayan hikayede bir babanin, evladi için hayatindan vazgeçisinden bahsedilir. Hatta yalnizca bir babanin degil, küçük bir çocuk olan Kirisk'in yasamasi için üç adamin ölüme gidisi âdeta yüreginize islenerek anlatilir. "Koca bir denizin ortasinda susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir seydi. Eskiden övündügü nesi varsa hepsi yok olup gitmisti ve ölüm hiç de uzak degildi artik. Ama gögsündeki yüregi yine gençlik yillarindaki arzularla, tutkuyla çarpiyor, gönlü kocamiyordu. Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaslanmamasi! Çünkü, gönül yaslanmayinca, düsleri, düsünceleri de degismiyordu. Ve insan ancak rüyada, düsüncelerde hür ve ölümsüzdü…"